Cinsel taciz, cinsel sapikliklar ve bu konuda yasanan magduriyetler olmasin istiyorsaniz bazi seyleri ihmal etmemelisiniz. Gormemezlikten gelmek, cocuk anlamaz demek, yabanci miyiz diye dusunmek sikintinin baslangic noktasi…
Cocuk istismari haberlerini gazete ve televizyonlarda sikca duyuyoruz. Bunlar basina yansiyanlar. Basina yansimayan gizli kalmis cocuk istismarlari dusunuldugunde onemli bir sosyal problem ortaya cikiyor.
Insan kendi varligini korumaya calisirken mahremiyetin koruyuculuguna siginir. Cunku mahremiyet insanin ozelidir, bir ihtiyactir, bir ozgurluktur. Bireyden hareketle toplumun mahremiyet refleksi ne kadar geliskinse kisisel sinirlar da o denli iyi korunur. Sozgelimi, odalara girerken kapi vurmak ve sesli olarak izin istemek, ev icinde de kilik kiyafetlere dikkat etme gibi aile icinde mahremiyet sinirlarina ozen gostermek hem taraflarin birbirine hem de yuce Mevlâ’ya sayginin bir geregidir. Ebeveynler bu mahremiyet anlayisini, baska bir ifade ile utanma (haya) duygusunu, kucuk yaslardan itibaren cocuklarina kazandirmakla yukumludurler. Cunku saglikli bir mahremiyet duygusu gelistiren cocuklarin istismar riski daha azdir ve saglikli bir cinsel kimlik gelisimi icin temel olusturur. Mahremiyet duygusu cocugu istismarlara karsi koruyan bir sigortadir.
Cocugunuza mahremiyet anlayisini kazandirmaya calisirken, zorlayarak, korkutarak kati bir disiplinle yaklasmamaya dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde ya soylenenin ziddini yapan ya da konusmayan, ozguveni eksik bireyler karsimiza cikabilir.

