Müsafaha edin ki, kalblerdeki kin gitsin, hediyeleşin ki birbirinize sevgi doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin.
Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 16
Kardeşlik Adına…
![]() Haftanın Konusuna katılmak için tıklayınız. ![]() Ayın Üyesini görmek ve tebrik etmek için tıklayınız. ![]() Okuduğumuz Kur'an Hatimlerine katılmak için tıklayınız. |
|
Ey Rabbim! Senin ilmine müracaat ederek hayrı senden istiyorum ve kudretine sığınarak senden kudret istiyorum ve senin büyük fazlından diliyorum; çünkü sen, her şeye kadirsin, ben bir şeye kadir değilim. Sen bilirsin, ben bilmem.
|
|
İbni Ömer ve Âişe radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.”
|
26 Kas, 2007 Yorum Yok
Müsafaha edin ki, kalblerdeki kin gitsin, hediyeleşin ki birbirinize sevgi doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin.
Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 16
3 Kas, 2007 1 Yorum
Ya Hakk!
Ancak sana yönelmek kuluna haktir
Kiblenden saptirma beni
Ancak sana edilen dualar kuluna haktir
Mahrum birakma beni
Ancak senden dilemek kuluna haktir
Sahipsiz birakma beni
Ancak sana dayanmak kuluna haktir
Çaresiz birakma beni
Devamını Okuyun »
3 Kas, 2007 2 Yorum
Ya Rabbi! Seni tarif etmektedir bütün güzel isimler
Sen güzel isimlerini asikar etmezsen ruhum karanlikta kalir
Esmaül Hünsa’na sahit yaz beni
ALLAH(cc)!
Sensin Allah(cc) sanadir kullugum
Sendedir çarem seninledir varligim
Seni arar ruhum seni anar kalbim
Baskasina degil sana muhtacim
Baskasini degil seni çagiririm
Devamını Okuyun »
10 Eki, 2007 Yorum Yok
Bu yazımızda Hz. Peygamber’in çok sevdiği üç gencin şahsında ümmetin tüm gençlerine birkaç nasihatini nakledeceğiz.
Temel eğitim aşamasında Hz. Peygamber’in hangi noktalar üzerinde durduğunu tespit bakımından bu üç örnek önemlidir. Çünkü, üçü de küçük yaştan itibaren Hz. Peygamber’in terbiye ve gözetimi altında bulunmuşlar. Birisi, sekiz veya on yaşında iken annesi tarafından Hz. Peygamber’in hizmetine verilen ve on yıl boyunca hizmet eden Hz. Enes’tir. Devamını Okuyun »
10 Eki, 2007 Yorum Yok
Allah, insanı adeta bütün varlıkların merkezine yerleştirmiş. Canlı ve cansız her şeyi onun etrafında pervane etmiş. İnsanlık aleminin merkezine de rızkı koymuş. Tüm insanları rızkın etrafında döndürüyor. İnsana verilen bunca yetki ve gösterilen bunca özenin de, rızka muhtaç yaratılıp bir ömür boyu onun peşinden koşturulmasının da temel amacı şükürdür. Şükür, muhtaç olduğumuz maddî ve manevî her türlü rızkın kimin tarafından gönderildiğini bilmek, O’na yürekten minnettarlık duymak, bunu yeri geldiğinde ifade Devamını Okuyun »
10 Eki, 2007 Yorum Yok
Hz. Peygamber’in davasında doğru ve samimi olmasının bir delili de, getirdiği İslam’ın inanç, ibadet ve yasalarına bağlılık açısından insanların başında gelmesidir. Rabbine olan imanı; kudretine, büyüklüğüne, rahmetine, nimetine, kullarını hayır ve şer adına ne yapmışlarsa Kıyamet gününde hesaba çekeceğine olan derin şuuru, onun aklını, kalbini ve vicdanını tamamen doldurmuştu. Bu, her vesileyle dilinden dışarı taşıyordu. Meselâ, her fırsatta Rabbine dua ediyordu. Sabahleyin uykudan kalktığında, yeni günde tadacağı hayat nimetinin değerini anladığını gösteren dualarla Rabbine yalvarıyordu. Devamını Okuyun »
10 Eki, 2007 2 Yorum
Bu konunun seçiminde, son günlerde dozunu ciddi boyutlara varacak derecede artıran Kainatın Efendisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’ni sıradan bir insanmış gibi görmeye ve göstermeye çalışan, hatta bazen saygı sınırlarını aşan tavır ve yaklaşımlar etkili olmuştur diyebilirim. O’na ismiyle hitap eden, zikri geçtiği yerde bir salavatı bile fuzuli addeden bu güruh maalesef bu yaklaşımı bilimsellik ve çağdaşlık için sergilemektedirler. Oysa saygı sevgi ile iç içe kavramlardır. Devamını Okuyun »