Blog içeriğimiz  oluşturulmaktadır. Bu arada formumuzu ziyaret edebilirsiniz. Teşekkürler..
Makaleler

Kalbin ilk gözyaşı Hayy!

Kalbin ilk gözyaşı Hayy!

Kalbinin ışığı yüzüne vuruyor… Hiç konuşmadan oturuyoruz bahçedeki taş havuzun kenarında… Tahta çitlerle çevrili bahçede yüzlerce çiçek ve üzerimizde o koskocaman gökyüzünde sallanan milyonlarca yıldız… Birdenbire çıkan rüzgâr havuzun yosun tutmuş yüzeyini dalgalandırıyor… Teni ürperiyor suyun… Beyaz nilüferler yer değiştiriyorlar suyun karanlığında…

Havuzun kenarında beyaz bir güvercin bekliyor… Fısıldıyor zihnime: “Kalbini aç ona, haydi durma… Kalbinde olan senin yüzünün ışığıdır ve bu dünyayı felaketlerden kurtaracak o nurun içinde yazılı olan saklı sözcüktür…”

Öteki gece, hayatın ışığına düşmandır… Şu an mutlu olduğumuz bu huzurlu gece değil, öteki! Hani sürekli bir karmaşa içinde yaşanan, ayaklarımızın altında toprağın artık görünmediği, üzerinde olması gerekenden daha fazla asfalt, beton, bina, insan ve aracın olduğu o sevgisiz şehir… Ve o şehrin üzerinde dolaşan elektrik yüklü manasız sözler… Devamını Okuyun »

Mutluluk ve Tevazu

Sevdiğimizi kusuru ile kabul etmek mutluluk için ilk adımdır.

Mutluluk cefada gizli, vefada saklı bir manevi safadır. Mutluluk edepli olmaktır.

Bunun ölçüsü, edep Peygamberi Hz. Muhammed’e (s.a.v) uymaktır.

Mutluluk, Cenab-ı Hakk’ı ve halkı razı ederek sevinmektir.
Devamını Okuyun »

Dava Adamları

Osman Yüksel, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin son sınıfına kadar okudu. Tahsilini tamamlayamadı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’di. Osman Yüksel’i kendi yazılarından tanımaya çalışırsak şöyle diyordu:

Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız hakikate, hakka secde ederiz
Devamını Okuyun »

Peygamberimizden Üç Gence Tavsiyeler

Bu yazımızda Hz. Peygamber’in çok sevdiği üç gencin şahsında ümmetin tüm gençlerine birkaç nasihatini nakledeceğiz.

Temel eğitim aşamasında Hz. Peygamber’in hangi noktalar üzerinde durduğunu tespit bakımından bu üç örnek önemlidir. Çünkü, üçü de küçük yaştan itibaren Hz. Peygamber’in terbiye ve gözetimi altında bulunmuşlar. Birisi, sekiz veya on yaşında iken annesi tarafından Hz. Peygamber’in hizmetine verilen ve on yıl boyunca hizmet eden Hz. Enes’tir. Devamını Okuyun »

Peygamberimizin Yeme İçme Adabı

Allah, insanı adeta bütün varlıkların merkezine yerleştirmiş. Canlı ve cansız her şeyi onun etrafında pervane etmiş. İnsanlık aleminin merkezine de rızkı koymuş. Tüm insanları rızkın etrafında döndürüyor. İnsana verilen bunca yetki ve gösterilen bunca özenin de, rızka muhtaç yaratılıp bir ömür boyu onun peşinden koşturulmasının da temel amacı şükürdür. Şükür, muhtaç olduğumuz maddî ve manevî her türlü rızkın kimin tarafından gönderildiğini bilmek, O’na yürekten minnettarlık duymak, bunu yeri geldiğinde ifade Devamını Okuyun »

Peygamberimiz ve Dua

Hz. Peygamber’in davasında doğru ve samimi olmasının bir delili de, getirdiği İslam’ın inanç, ibadet ve yasalarına bağlılık açısından insanların başında gelmesidir. Rabbine olan imanı; kudretine, büyüklüğüne, rahmetine, nimetine, kullarını hayır ve şer adına ne yapmışlarsa Kıyamet gününde hesaba çekeceğine olan derin şuuru, onun aklını, kalbini ve vicdanını tamamen doldurmuştu. Bu, her vesileyle dilinden dışarı taşıyordu. Meselâ, her fırsatta Rabbine dua ediyordu. Sabahleyin uykudan kalktığında, yeni günde tadacağı hayat nimetinin değerini anladığını gösteren dualarla Rabbine yalvarıyordu. Devamını Okuyun »

Efendimiz’i Sevmek

Bu konunun seçiminde, son günlerde dozunu ciddi boyutlara varacak derecede artıran Kainatın Efendisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’ni sıradan bir insanmış gibi görmeye ve göstermeye çalışan, hatta bazen saygı sınırlarını aşan tavır ve yaklaşımlar etkili olmuştur diyebilirim. O’na ismiyle hitap eden, zikri geçtiği yerde bir salavatı bile fuzuli addeden bu güruh maalesef bu yaklaşımı bilimsellik ve çağdaşlık için sergilemektedirler. Oysa saygı sevgi ile iç içe kavramlardır. Devamını Okuyun »

Kapat
  • Sosyal İmleme
  • E-posta ile
E-posta ile paylaş