Kalbin ilk gözyaşı Hayy!
Kalbinin ışığı yüzüne vuruyor… Hiç konuşmadan oturuyoruz bahçedeki taş havuzun kenarında… Tahta çitlerle çevrili bahçede yüzlerce çiçek ve üzerimizde o koskocaman gökyüzünde sallanan milyonlarca yıldız… Birdenbire çıkan rüzgâr havuzun yosun tutmuş yüzeyini dalgalandırıyor… Teni ürperiyor suyun… Beyaz nilüferler yer değiştiriyorlar suyun karanlığında…
Havuzun kenarında beyaz bir güvercin bekliyor… Fısıldıyor zihnime: “Kalbini aç ona, haydi durma… Kalbinde olan senin yüzünün ışığıdır ve bu dünyayı felaketlerden kurtaracak o nurun içinde yazılı olan saklı sözcüktür…”
Öteki gece, hayatın ışığına düşmandır… Şu an mutlu olduğumuz bu huzurlu gece değil, öteki! Hani sürekli bir karmaşa içinde yaşanan, ayaklarımızın altında toprağın artık görünmediği, üzerinde olması gerekenden daha fazla asfalt, beton, bina, insan ve aracın olduğu o sevgisiz şehir… Ve o şehrin üzerinde dolaşan elektrik yüklü manasız sözler… Devamını Okuyun »

