Ayın Üyesini görmek ve tebrik etmek için tıklayınız.
Okuduğumuz Kur'an Hatimlerine katılmak için tıklayınız.
Bir Dua
Ey Rabbim! Senin ilmine müracaat ederek hayrı senden istiyorum ve kudretine sığınarak senden kudret istiyorum ve senin büyük fazlından diliyorum; çünkü sen, her şeye kadirsin, ben bir şeye kadir değilim. Sen bilirsin, ben bilmem.
Bir hadis
İbni Ömer ve Âişe radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.”
Abdurrahman-ı Tâğî (k.s) hz.leri vird hususunda şöyle buyurdulur:
-Bu tarikat-i Aliye-i Nakşibendiye mensupları, cehrî olarak vird çekmezler. Kim vird maksadıyla kendisine verilen zikri yani Allah (C.C) veya Lâilâheillâllah kelime-i tayyibelerini sesli olarak dört sefer söylese tarikattan düşerler.
Abdurrahman-ı Tâğî (k.s) hz.leri:
-Gözler açıkken ve kıbleye dönmeden yapılan zikir üstadın verdiği dersin yerine geçer mi? şeklindeki bir soruya
-Üstadın emrettiği dersin yerine geçmez, dedi.
Kendilerine vird esnasında teverrük oturuşunun aksi olan (âdâb oturuşu denilen) oturuşla oturmanın şart olup olmadığını sordum. Bana cevaben buyurdular ki:
-Gavs (k.s) hz.lerinin kesin bir şart koyduğunu söyleyemem (Üstadın kendisi de şart olmadığına meyilliydi) Ancak kalb-i vukûfî´nin çok önemli ve elzem olduğunu beyan ettiler. Çünkü Nakşi âdabında kalb-i vukûfînin temini çok önemli bir âdâbdır, çok önemli tutulmuştur.
İşte bu sebebden dolayı Gavs (k.s) hz.leri çoğunlukla aksi teverrük (âdâb oturuşunda) oturur bazen ayakları ağrıdığında değiştirirdi.
Zikirden maksat tevhiddir. Yüce Allah´ın birliğini dile getirmektir.Hatta tesbih tanelerini bir eksik mi veya fazlamı çektim diye takılmamak gerekir. Çünkü virdleri söylemekten maksat haldir. Bir eksik veya fazla olmuş ne çıkar.
Allah´ım bizi hayırla karşıla. Onu gözümüzün nuru eyle.Âmin…
Abdurrahman-ı Tâğî (k.s) hz.leri:
-Mürid bütün âdaba riayet etse de abdestli olmasa âdâb zikri sayılır mı? Şeklindeki bir soruya,” Hayır, sayılmaz” diye cevap buyurdular. Devamını Okuyun »
Halkın içinde Hak ile olmanın diğer şekli edebi muhafaza etmektir.
Allah dostları kime ne muamele etseler, hak ölçülere, ilâhi emirlere uygun davranırlar. Onların bütün işleri ve davranışları kendilerinin Allah adamı olduğunu ortaya koyar. Onların ciddiyet halleri gibi şakaları da güzeldir, edeplidir. Herkese nasıl muamele gerekiyorsa öyle davranırlar.
Dostlarının haklarını güzel korudukları gibi düşmanlarına da haksızlık etmezler.İnsanın iman ve akıl seviyesini ölçecek, kalbinin durumu ortaya koyacak en güzel ölçü, insanlara karşı muamelesidir. Kalbi Yüce Allah’a Devamını Okuyun »
“Bu dünya bir han gibidir. Ahiret yolcusu bütün hazırlığını bu handa yapmalıdır. Yolda tedarik görülmez. Zira kervan yola çıkmıştır. Ölümle başlayan bir yolculuğun geri dönüşü yoktur. Yola çıkan kimsenin hedefine ulaşması için belli bir yol ve usül takip etmesi gerekir. Başıboş ve hedefsiz yol giden kimsenin hedefine varması mümkün değildir. Devamını Okuyun »
Gönül açıklığı ve kalp yumuşaklığında, zikrin insanı hayrette bırakan bir tesiri vardır. Zikirsizlik ve gafletin de gönül darlığı ve katılığında hayret verici bir etkisi vardır.“Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ı zikirle huzura kavuşur” ayeti bu manaya işaret eder. Gerçekten de asıl ve kamil manada ruhi tatmin yalnızca zikirle gerçekleşir. Devamını Okuyun »