Blog içeriğimiz  oluşturulmaktadır. Bu arada formumuzu ziyaret edebilirsiniz. Teşekkürler..
Tasavvuf

M. Esad Çoşan Hocadan Tavsiyeler

Size en büyük tavsiyem: Bulunduğunuz dalda vazgeçilmez eleman olmağa çalışın!.. En yüksek eleman olmağa çalışın!.. Her şeyi bilmeğe çalışın, bilmediğiniz bir şeyin kalmamasına çalışın!.. Kütüphaneniz ihtisas kütüphanesi olsun… Hiç bir kimsede bulunmayan kitap, sizde bulunsun… O dilde olmayan, yabancı dilde olan eserleri de kütüphanenize alın…

Adam sizinle konuştuğu zaman, hayretler içinde kalsın… “Ya, adam Rus Edebiyatı’nı da takib etmiş, Alman Edebiyatı’nı da takib etmiş, İngiliz’i de incelemiş, Amerikalıları da incelemiş; kendi sahasıyla ilgili her şeyi biliyor!” desin. Bu bakımdan sizi ilim yolunda çalışmaya davet ederim… Devamlı çalışmaya davet ederim, her gün çalışmaya davet ederim. Devamını Okuyun »

İlahî Takdir ve İnsan İradesi

Allah, “cüz’î irade” denilen, seçme ve yapıp yapmama gücünü insana vermiştir. İnsanın bu güce sahip olduğunu bilmek ve inanmak iman dairesindendir.

İnsanın, her şe­yini, nefsini Cenab-ı Allah’a verip sorumluluktan kurtulması söz konusu değildir. Onun karşısına cüz’î irade çıkar ve “Mes’ul ve mükellefsin!” der. Yani insan yaptıklarından sorumludur.

Sonra insanın, yaptığı iyi, güzel işler ve kemâlât ile mağrur olmaması için karşısına kader çıkar. “Haddini bil, yapan sen değilsin!” der. Elde ettiğin başarının, yaptığın iyi işlerin şartlarını, ortamını yaratan sen değilsin. Seni ve iyi olanı yaratan, bir araya getirip seçme ve yapma gücü veren Allah’tır, der. Devamını Okuyun »

En Büyük Düşmanımız Nefs Hakkında

İnsanı felakete götüren nefsidir. Firavun, Şetv dat, Karun gibi tanrılık davasında bulunan ve helake gidenler hep nefsleri yüzünden felaketlere uğradılar. Nefsleri büyüdü sonunda ilahlık davasına kalkıştı. Çünkü nefs, kendinden üstün bir varlığın bulunmasını istemez. Büyüyüp, terakki edip elde etmek isteyebileceği hiç bir şey kalmayınca
davasına başlar, işte onlar haddini aşmış, azgınlaşmış nefslerinin iddiasına uydular. Devamını Okuyun »

Tevbesinde Duramayanlar Ne Yapmalı?

Eski arkadaşlarından ayrılmaya çalışmalı
Kul hakkı varsa, helalleşmeye çalışmalı,
Mürşit yanında yeniden tövbe etmeli,
içinden, yalvararak, şuurlu olarak tövbe etmeli.
Tövbe yaptığı gece kendisine verilen tövbe talimatını muhakkak yapmalı,
Tövbe gecesinin talimatı yapılmazsa Mürşidin yardımı ona gelemez, tövbesinde duramaz. Devamını Okuyun »

Tevbeden Korkan Var mıdır?

Zamanımızda maalesef çok müslüman kardeşlerimiz tövbeden korkmaktadırlar. Korkularının sebebi hep aynıdır. Hepside tövbeden sonra tövbelerinde durabilecekleri ümidini kaybetmişlerdir. Nasıl olsa ben tövbemde duramam, yine günaha dönerim. Belki bana bir zarar da gelebilir, hatta bazıları çarpılmanın bile mümkün olduğunu zannederler veya birisi kendisine yanlış bir hadise anlatmıştır. Tövbe edemeyenlerin 1 .ci korkusu olan tövbesinde duramam hali üzerinde duralım: Devamını Okuyun »

Allah Askerleri Kimlerdir?

Allah Askerleri Mürşidi Kamıllerdir. Mürşitler Peygamberimiz (S.A.V.) in mirasçısı olan hakiki din alimleridir.

O’nun şeriatının, sünnetinin manevi vekilleridir.
Ve onun yenilenmesine, unutulmamasına, değiştirilmemesine memurdurlar.

Allah’ın Askerlerini (Mürşidleri) nasıl tanıyacağız??.. Devamını Okuyun »

Tevbe Neden Lüzumludur?

Allah korkusu herkeste bulunmalıdır. Çünkü Al­lah, emrini tutmayan kimselere azap edeceğini buyurmuştur. Şayet insan yaptıklarından hesap sorulmayacağını bitse hiç kimse korkmadan günah işler. Bundan dolayıdır ki Allah hiç kimseye söz verip seni cehennemden azat ettim dememiştir.

Fakat hiç kimse de Allah’ın rahmetinden de ümitsiz olmamalı. Şayet insanın günahı yer ve gök tabakaları kadar olsa, yine de Allah’ın rahmeti bü­tün günahlardan çoktur. Tövbe eden Devamını Okuyun »

Kapat
  • Sosyal İmleme
  • E-posta ile
E-posta ile paylaş