karacaoğlan
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: karacaoğlan  (Okunma Sayısı 1121 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Topic Start: 18 Eylül 2006, 12:53:07 »




   Türk halk şairi. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır.

   1606' doğduğu, 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17.yy'da yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Bazıları da Osmaniye ili Düziçi  ilçesinin Farsak köyünde doğduğunu söylerler*.  Gaziantep'in Barak Türkmenleri de, Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke, Mut, Gülnar ilçelerinin köylerinde, o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan, onun Çukurova'da doğup, yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır.

      Adı bazı kaynaklarda Simayil, kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek, babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kazanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında götürdüğünü, Bursa'ya, hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre, Bursa'da ev bark sahibi oldu, evlat acısı gördü. Anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği, Rumeli'ye geçtiği, Mısır ve Trablus'a gittiği de sanılıyor. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova, Maraş, Gaziantep yörelerinde geçirdi.

      Doğum yeri gibi, ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Şiirlerinden, çok uzun yaşadığı anlaşılmaktadır. Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Maraş'taki Cezel Yaylası'nda doksan altı yaşında ölmüştür. En son bulgulara göre ise mezarının İçel'in Mut ilçesinin Çukur köyündeki Karacaoğlan Tepesi denilen yerde olduğu sanılmaktadır.

      Karacaoğlan Osmanlı Devleti'nin iktisadi bunalımlar ve iç karışıklıklar içinde bulunduğu bir çağda yaşamıştır. Şiirinin kaynağını, doğup büyüdüğü göçebe toplumunun gelenekleri ve içinde yaşadığı, yurt edindiği doğa oluşturur. Güneydoğu Anadolu, Çukurova, Toroslar ve Gavurdağları yörelerinde yaşayan Türkmen aşiretlerinin yaşayış, duyuş ve düşünüş özellikleri, onun kişiliği ile birleşerek âşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş getirir. Anadolu halkının 17.yy'da çektiği acılar, göçebe yaşantısının yoklukları, çileleri, çaresizlikleri, şiirinde yer almaz.

      Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi, ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirir. Düşündüklerini açık, anlaşılır bir dille ortaya koyar. Acı, ayrılık, ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpar. Düşten çok gerçeğe yaslanır. Çıkış noktası yaşanmışlıktır. Ona göre, kişi yaşadığı sürece yaşamdan alabileceklerini almalı, gönlünü dilediğince eğlendirmelidir. Yaşama sevincinin kaynağı güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkunluğudur. Güzelleri, yiğitleri över, dert ortağı bildiği dağlara seslenir. Lirik söyleyişinin özünde, halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür.

      Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa, onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı, gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirir. Dost, kardeş bildiği, sevgilisiyle eş gördüğü, iç içe yaşadığı bu doğa, onun için sadece bir mekan olmaktan ötedir. Şiirinin başka önemli bir teması olan aşkın varoluşu, doğadaki benzetmelerle güzelleşir. Onunla yaşanan sevinç, onun getirdiği acı doğa ile paylaşılır. Sevgili, şiirinde doğanın ayrılmaz bir parçasıdır.

      Şiirlerinde yer yer sıla özlemi ve ölüm temasına da rastlanır. Sevdiğinden, ilinden, obasından ayrı düşüşü özlemle dile getirir, yakınır. Ölüm de, ayrılık ve yoksullukla eş tuttuğu bir derttir.

      Doğa temasının yanı sıra şirinin asıl odak noktasını oluşturan aşk/sevgili kavramını, âşık şiirinin geleneksel kalıpları dışında bir söyleyişle ele alır. Onun için sevgili, düşlenen, bin bir hayal ile var edilen, ulaşılmazlığın umutsuzluğuyla adına türküler yakılan bir varlık değildir; doğa ve insan ilişkileri içindedir. Onu, yaşamdan ve bu ilişkilerden soyutlamadan verir.

      İlk kez onun şiirinde sevgililerin adları söylenir: Elif, Anşa, Zeynep, Hürü, Döndü, Döne, Esma, Emine, Hatice...Karacaoğlan bunların kimine bir pınar başında su doldururken, kimine helkeleri omuzunda suya giderken, kimine de yayık yayıp halı dokurken görüp vurulmuştur. Gönlü bir güzel ile eylenmez, bir kişiye bağlanmaz. Uçarılık, onun duygu dünyasının şiirsel söyleyişine yansıyan en belirgin yanıdır. Erotizm, şiirine sevmek ve sevişmek olgusuyla yansır. Kanlı-canlı sevgili, cinsellik motifleriyle daha da belirginleşir, şiirinde etkileyici bir biçimde yer eder. Onun sevgiye ve kadına bakış açısı, âşık şiirine yenilik getirir ve bu gelenek içinde etkileyici bir özellik taşır. Tanrı kavramı ve din teması şiirinde önemlice bir yer tutmasa bile, bu konudaki yaklaşımıyla da kendi şiir geleneğine yine değişik bir bakış açısı getirmiş ve sonraki kuşaklar üzerinde etkileyici yönlendirici olmuştur.

      Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine, dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatı'nın etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Kullandığı Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı azdır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katar. Bu sözcüklerin bir çoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle, söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanır.

      Karacaoğlan, halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11'li (6+5) ve 8'li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülür. Mecaz ve mazmûnlara çokca başvurması, söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir.

     Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de, halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar, semailer, varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemlice yer tutar. Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.

      Pir Sultan Abdal, Âşık Garip, Köroğlu, Öksüz Dede, Kul Mehmet'ten etkilenmiş, şiirleriyle Âşık Ömer, Âşık Hasan, Âşık İsmail, Katibî, Kuloğlu, Gevheri gibi çağdaşı şairleri olduğu kadar 18.yy ve şairlerinden Dadaloğlu, Gündeşlioğlu, Beyoğlu, Deliboran'ı, 19.yy şairlerinden de Bayburtlu Zihni, Dertli, Seyranî, Zileli Talibî, Ruhsatî, Şem'î ve Yeşilabdal'ı etkilemiştir. Daha sonra da gerek Meşrutiyet, gerek Cumhuriyet dönemlerinde, halk edebiyatı geleneğinden yararlanan şairlerden R.T. Bölükbaşı, F.N. Çamlıbel, K.B. Çağlar, A.K. Tecer ve C. Külebi, Karacaoğlan'dan esinlenmişlerdir.

Şiirleri 1920'den beri araştırılan, derlenip yayımlanan Karacaoğlan'ın bugüne değin, yazılı kaynaklara beş yüzün üzerinde şiiri geçmiştir.
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #1: 18 Eylül 2006, 12:57:42 »

BİR AYRILIK BİR YOKSULLUK

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
KARACAOĞLAN
Logged
Misvak

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 2

Nerden : Sakarya

Konu  : 1126

Mesaj : 4847

Takdir : 654
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #2: 18 Eylül 2006, 15:26:18 »

Bu güzel paylaşım için çok teşekkürler, Allah razı olsun... Bir şiir de ben eklemek istedim... gullu

Ağlayı Ağlayı Düştüm Yollara

Ağlayı ağlayı düştüm yollara
Karışayım bozbulanık sellere
Adı sanı bilinmedik illere
Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz

Ahım kaldı şu gelinin ahdinde
Deremedim güllerini vaktinde
Karanlık gecede kolum altında
Yatmayınca gönül yardan ayrılmaz

Gözüm kaldı şu kaplanın postunda
Azrail de can almanın kastında
Döne döne teneşirin üstünde
Yunmayınca gönül yardan ayrılmaz

Hadini de Karac'oğlan hadini
Aramazlar gurbet ile gideni
Ak göğsün üstünde çakır dikeni
Bitmeyince gönül yardan ayrılmaz

Karacaoğlan
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #3: 18 Eylül 2006, 15:32:07 »

 Allah razı olsun zekainur kardeş
karacaoğlanın eserlerinin hepsi bir birinden güzel
Logged
Misvak

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 2

Nerden : Sakarya

Konu  : 1126

Mesaj : 4847

Takdir : 654
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #4: 18 Eylül 2006, 15:41:41 »

Evet aynen öyle  Allah razı olsun Gül
Logged
Gül_Gonca

Özel Üye

*


Üye No : 15

Nerden : >>Kars<<

Konu  : 192

Mesaj : 1979

Takdir : 191
Çevrimdışı
« Yanıtla #5: 18 Eylül 2006, 16:05:36 »

 alkis alkis  Allah razı olsun
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #6: 18 Eylül 2006, 16:06:35 »

ecmain olsun
Logged
mesut

Ziyaretçi

« Yanıtla #7: 19 Eylül 2006, 15:15:33 »

Her sabah her sabah çıkar bakarsın
    Bilemiyorum ne derdin var yar senin
    Dertli sinem aşk oduna yakarsın
    Bilemiyorum ne derdin var yar senin

             Karac’oğlan der ki olduğu yerde
             Ciğer biryan olur gördüğü yerde
             Sabah güneşinin doğduğu yerde
             Bilemiyorum ne derdin var yar senin
                                                                 KARACAOGLAN
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #8: 19 Eylül 2006, 15:23:02 »

 Allah razı olsun
Logged
ECEM

Özel Üye

*


Üye No : 100

Yaş : 17

Nerden : SAKARYA

Konu  : 19

Mesaj : 990

Takdir : 64
Başkalaştım S€ninl€
Çevrimdışı
« Yanıtla #9: 19 Eylül 2006, 19:50:21 »

RABBİM RAZI OLSUN...
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #10: 20 Eylül 2006, 16:28:07 »

ecmain olsun
Logged
denizfiliz

Özel Üye

*


Üye No : 61

Yaş : 49

Nerden : istanbul

Konu  : 33

Mesaj : 355

Takdir : 28
Çevrimdışı
« Yanıtla #11: 09 Mayıs 2007, 12:10:21 »

KADİR MEVLAM SENDEN BİR DİLEĞİM VAR

 

Kadir Mevlam senden bir dileğim var

Muhannes kuluna muhtaç eyleme

Cennet-i alayı nasib et bana

Sırat köprüsünden yolum bağlama

 

Kapımıza kara deve çökünce

Fırtınası şol alemi yıkınca

Cehenneme kul seçilip çıkınca

Kadir Mevlam o kullardan eyleme

 

Kadir Mevlam ateş atma özüme

Dünya malı görünmüyor gözüme

Kadir Mevlam sen bak benim yüzüme

Cehennemin ateşiyle dağlama

 

Karac'oğlan hata çıkmaz dilimden

Kocadım da hayır gelmez elimden

Kadir Mevlam asla geçmez kulundan

Deli gönül ah çekip de ağlama

Karacaoğlan
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #12: 09 Mayıs 2007, 18:25:56 »

Allah razı o9lsun ablacım Gül
Logged
akcebe

Uzman Üye

*


Üye No : 1449

Nerden : Trabzon

Konu  : 158

Mesaj : 3158

Takdir : 138
Gavs'a hasret bu gönül
Çevrimdışı
« Yanıtla #13: 09 Mayıs 2007, 18:53:30 »

Allah RAZI OLSUN EMEKLERİNİZE SAĞLIK Gül
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #14: 11 Mayıs 2007, 16:56:08 »

ecmain olsun abi  Gül
Logged
cevher

Uzman Üye

*


Üye No : 2058

Yaş : Yok

Nerden : arzdan...

Konu  : 228

Mesaj : 3484

Takdir : 477
"namlusunu millete çevirmiş tankları selamlamam!"
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #15: 05 Şubat 2008, 21:17:01 »

Bir kız bana emmi dedi neyleyim? diye bir şiiri var. Murat kekillide seslendiriyor.

Değirmenden gelirim beygirim yüklü
Şu kızı görenin del olur aklı
On beş yaşında kırk beş belikli
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Bizim ilde üzüm olur alc olur
Sızılaşır bozkurtları aç olur
Bir yiğide emmi demek güç olur
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Birem birem toplayayım odunu
Bilem dedim bilemedim adını
Elbistan yanaklı Kürdler kadını
Bir kız bana emmi dedi neyleyim

Karacoğlan der ki noldum nolayım
Akar sularınan bende geleyim
Sakal seni makkabınan yolayım
Bir kız bana emmi dedi neyleyim
Logged
rojja

Özel Üye

*


Üye No : 16

Nerden : "HizaN"

Konu  : 202

Mesaj : 2944

Takdir : 216
Bilinmez kim için ettiğin DUADIR seni ayakta tutan
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #16: 06 Şubat 2008, 11:10:50 »

evet bende çok severim bu parçayı...
sağolun cevher kardeş...
Logged
cevher

Uzman Üye

*


Üye No : 2058

Yaş : Yok

Nerden : arzdan...

Konu  : 228

Mesaj : 3484

Takdir : 477
"namlusunu millete çevirmiş tankları selamlamam!"
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #17: 28 Haziran 2009, 18:05:32 »



evet bende çok severim bu parçayı...
sağolun cevher kardeş...







Ama bu türküyü ne zaman yazdığı da önemli. Hani 1640'lar da yazdıysa kız tabiki emmi diyecek ne deseydi?


Bir de Kekilli'nin söyleme şekli alıp boşamıyor da, alıp götürüyor adamı o yüklü beygirin yanına...



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

Arzusema.Net Etiketler
karacaoğlan


 
Gitmek istediğiniz yer: