|
|
>Merhaba asirlar öncesi; >Merhaba asirlar öncesindeki huzur yilinin huzuru; >Merhaba asr-i saadetin saadeti; >Merhaba gülizârin gülü; >Merhaba yüzü suyu hürmetine kainat yaratilan, merhaba... >Ve merhaba Ey Sevgili Resul... >Ben... >Ben herhangi biri... Seni göremeyen herhangi biri... 2006'den herhangi >biri... >Gördügü her gülü, her güzelligi SEN sanan ve her gün binlerce kez >SENI gördügünü sanan herhangi biri... >Ne kelimelerin, ne kagitlarin, ne kalemlerin, ne zamanin, ne de aklin seni >anlatmaya yetmeyecegini bile bile SENI anlatmaya kalkan herhangi biri... >Ve bu gün... >Asr-i saadetten, huzur yilindan yüzyillar sonra, huzursuz, saadetsiz ve >gülizara, güle, nura, SANA hasret geçen 1400 yildan herhangi bir gün... >Yapmacik, samimiyetsiz, mutsuz herhangi bir gün... Her sey yapmacik... >Çiçekler bile, sevgi bile, insanlar bile... Ve her sey, her yer, herkes >hasretli, hasret kokuyor... Bekleyis var... Güle, huzura, saadete, >mutluluga, SANA... >Herkes, hersey bekliyor... Bak ne diyor sair: >"Yagmur, seni bekleyen bir tas da ben olsaydim" >Biz SENI bekleyen 14 asiriz... Biz SENI bekleyen milyonlariz... Biz SENI >bekleyenleriz yagmur... Kimi bagirir, kimi küçük bir çiglik gönderir (benim >gibi) kimi susar, kimi aglar... Ama herkes bekler... Herkes bekliyor... >Sussa da, bagirsada bekliyor... > >Çatlamis topraklarin yagmuru bekledigi gibi... Çatlamis kalbler nuru >bekliyor... Rüzgarin önüne kapilmis nice yaprak, kendini akintiya kaptirmis >nice kayik kurtaricisini bekliyor. > >Aslinda bu kagitta milyonlarin hasreti var. Hepsi hasretini sessiz bir >çiglikta gönderiyor sana... Sükranlari iletecek bir Fatiha ve salavat >demetiyle birlikte... >Bir sessizlik hakim dünyaya... Makinelerin ve makinelesmis milyarlarca >insanin manasiz gürültülerinin sessizligi... Firtina öncesi denizin kadife >kadife olan durgunlugu gibi... Sonsuz Rahmet öncesi gürültü sessizligi... >Bekleyislerin gönderildigi sessiz çigliklari bogan sessizlik... Milyonlarin >-her damlasi aciyla yogrulmus olan- gözyaslarini daha da çogaltmak için >sahte sahte kurulayan sessizlik... >Iste huzur, yagmur, gül, biz seni bekliyoruz... Rahmet ve nur yüklü duani >bekliyoruz... dualarin gelsin ki dinsin gözyaslari... Asirlar öncesi Mekke >ve Medinede dindigi gibi... >Medine gözcüleri nasil sevinmisti SENIN ve Arkadaslarinin geldigini >görünce... Biz de öyle sevinecegiz dualarinin geldigini görünce...Rabbin >huzurunda zaten saydam olan yüregimizi elimize alip dolasacagiz önce, öyle >çikacagiz mahserde RABBIN ve SENIN huzuruna, duan ve sefaatin gelince... >Duanin rahmeti ve nûruyla yüklü yagmur damlalari çatlamis topraklari >yesertince... Rabbim ve Sen bizden razi olunca... Biz olmamiz gerektigi >gibi, insan gibi olunca... Sana, emeklerine, Kur'an-i Kerîm'e ve Rabbimize >layik olunca... Rahmet ve nûr yüklü duan gelince... Duanla yüklü rahmet >bulutlari, yagmur damlalari gelince... >Ama Rahmet yakindir degil mi? dualarinin gelmesi yakindir degil mi?.. >Bulutlari dualarinla katmer katmer olmasi yakindir degil mi?.. Yüreklerin >nûr dolu yagmur damlalariyla yikanmasi yakindir degil mi? >Gök yüzü bulutlanmis!!! Rahmet mi geliyor? Katmer katmer olmus bulutlar >dualarinin nuruyla mi yüklenmis?.. Her damla bir gül mü? >Umut mu? Müjde sayalim mi bunu? Kurtulduk sayalim mi? Özlem, hasret sona mi >erdi yoksa?!! Hiç biter mi böyle hasret? Huzura, saadete güle, SANA olan >hasret biter mi? >Hiç bitmesin Rabbim bu hasret!!! Bizi bu güzel hasretten mahrum birakma >Rabbim!!!
|