Çok ilginc bir duygu bu hasetlik, çekememezlik. Herkeste biraz bulunduğunu düşünüyorum. Dışarıya belli etmemeyi becerebilenlere ne mutlu. Benim zoruma en çok giden hasetlik çeşidi, hiçbirşey yapmadan, hiçbir taşın altına elini sokmadan hasetlik ettiği insanla aynı duruma erişebilmeyi isteyenlerinki. Bu tür haset kişilikler, hasetlik ettikleri insanların sadece sürdüğü sefayı görüyorlar, o an çektiği veya zamanında cektiği cefayı ise ne görürler ne de özenirler. Tek dertleri onların sürdüğü sefadır. Tabiki bazısı babadan sefalı olabiliyor. Bu da Allah'ın takdiridir ki bizi yine ilgilendirmez. Bir kere bütünsel bakıldığında en zengin insanın bu zenginliği ömür boyu sürse bile bir ömür en fazla ne kadarki? Hem her insanın kendine göre dertleri varken bu kıskanclık niye?
İnsan doyumsuz ve gözü aç yaratılmış. İhtiyaçları bitmek bilmiyor. Herkes başkasının sıkıntılarını kücümsüyor. En büyük sıkıntının kendisinde oldugunu düşünüyor. Mutlu görünenlerin gercekten mutlu oldugunu sanıyor. Canlı canlı görebildiğim en zengin insan olan Sakıp Sabancı mutlu değildi. Spastik bir çocuğu olduğu için, içi içini yiyordu. "Otomobil fabrikam var ama oğlumu bir otomobil kullanırken göremiyorum" diyordu. Peki ya otomobil kullanabilecek kapasitede oğlu olan herkes bu nimetin farkındamı?
Okul yıllarımda baya bir parasız kalmıstım. Kısa süreli çalışmam gerekiyordu. Önümde bir taksiden yolcu indi. Taksici ondan aldıgı parayı, cebindeki paraya eklemeye başladı. Onun ne kadar şanslı olduğunu düşünmüştüm. Çünkü bir işi vardı. Oysa taksicilik nedirki? O anki tepkim anlık psikolojiyle verilen bir tepkiydi. Belki de hasetlikti... Hangi haset, haset olduğunu kabul ediyorki?
Aslında duygularımızın tümü böyle. Nedense duygularımızı olduğu gibi lanse etmekten hep kaçıyoruz, ne hissettiğimizi kabullenmiyoruz. Seven "hayır sevmiyorum" diyor, "bu hissettiğim sevgi değil" diyor, sarhoş olan "sarhoş değilim" diyor, sinirli olan "sinirli değilim" diyor. Peki sevmiyorum diyen neden o gittiğinde kendini eksik hissediyor, onu baskasıyla düşündüğünde çıldırıyor? Sarhoş olmadığını söyleyen neden düz yürüyemiyor? Sinirli olmadığını söyleyen neden surat asıyor?
Hayat... Düşündükçe insanı delirten bir durum. Belki de bir nesne, soyut ya da somut. Veya da neyse ne, bize ne?.. Neyi değiştirmeye kudretimiz varki? Kendine gücü yetmeyen, sözü gecmeyen varlıklarız. Allah bizi ıslah etsin!