Hepimizin akrabaları var. Özellikle bizim nesil ve sonrası büyükşehirlerde akrabalarını tanımadan büyüdük/büyüyorlar. 18 yasına geldiğimizde hayatımızda gördüğümüzü hiç hatırlamadıgımız bir insan evimize geliyor ve bizimle konuşmaya çalışıyor. Konuşmasak kibirli sayılıyoruz, konuşsak bir garip hissediyoruz kendimizi. Çocuklugumuzdan bahsediyor. "Sen daha şu kadarcıkken benim yanımdan ayrılmazdın" diyor. "Benim kucağıma geldin mi babana bile gitmezdin" diyor. Biz onu mutlu etmek icin tebessüm ediyoruz ama ızdırap gibi geliyor. O yaştan sonra ne yapabiliriz ki? Gidip kucağına oturacak halimiz yok. O kişi de ne yapsın? Zamanında gitmişiz kucağına işte, inmemişiz... Onun icin bir hatıra olmuş. Belki gercekten bizi bu haliyle görmenin ilgincliğine tebessüm ediyor, belki de kendisi anlatırken gencligine gittiği için tebessüm ediyor. Ama onun tebessümleri nedense bize anlamsız geliyor. Bir türlü anlamladıramıyoruz. O anların bir an önce gecmesini istiyoruz. "Sen tam olarak kimsin, benim neyimsin" diye de soramıyoruz. "Siz mi desem acaba" ikilemi yasıyoruz.
Annemize yardım bahanesiyle mutfağa kacıyoruz. Ona soruyoruz sessiz sedasız, annemiz sevincinden bağararak anlatıyor. "Babayın amcasının oğlu evladım hani anlattıydımya..." diye anlattıgını tekrar anlatmaya koyuluyor. Biz, "ne yapıyon anne bağarma ayıp olacak adama" diyoruz. İçeri gitsek bir türlü, mutfakta kalsak bir türlü, odamıza cekilsek başka türlü... O sırada cep telefonumuz çalıyor, arkadaşımız çağırıyor. Şu dar pantalonlu, uzun saçlı, küpeli arkadaşımız. Kısa saçlı, düşük bel pantalonlu sevgilisinden ayrılmış, dert yanacak adam arıyormuş... Biz ne yapacağımızı yine şaşırıyoruz. Şaşırttılar bizi. Ya da bizi şaşırtanları da zaman şaşırttı. Topyekün şaşırtıldık. Normal insanlar anormal geliyor bize. Kumaş pantalon giyen efendi adamlara hayret ediyoruz, yırtık pantalon giyen genclerin ise görüş alanımıza girdikleriyle çıktıkları bir oluyor. Onlara hiç hayret etmiyoruz. Etmeyiz tabi çünkü gayet normal!
Akraba... Gurbette gördüğümüzde kaçacak delik aradığımız kişiler grubu. "Aman benden birşey istemesin" diye endişelendiğimiz kişiler. Veya zaten birşey isteyecek olmasa bizi aramayan sormayanlar güruhu... Son veya ise bizim bu vicdansız önyargılarımız. Yoksa bu yargıları önümüzden kaybetsek, arkamıza bağ yapsak herşey düzelecek mi?