Kur'an-ı Kerim Meali (İniş Sırasına Göre)
Sayfa: 1 [2]  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kur'an-ı Kerim Meali (İniş Sırasına Göre)  (Okunma Sayısı 3120 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
zemheri

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 9

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 335

Mesaj : 4665

Takdir : 508
Dua'mca..
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #10: 23 Nisan 2007, 09:06:24 »

Üçüncü olarak,

MÜZZEMMİL SURESİ (Arapça: سورة المزمل )

 Kur'an-ı Kerim'in yetmiş üçüncü sûresi. Mekke devrinde nazil olmuştur. Sure yirmi ayetten oluşur. Sure ismini ilk ayette geçen ve örtünüp bürünen anlamına gelen el-müzzemmil kelimesinden alır.

Müzzemmil Suresinde Peyganber’in nasıl davranması gerektiğinden, Allah’ın emirlerine karşı gelen firavun’un uğradığı sondan Kur’an okumanın gereğinden iyilik yapanların bunun karşılığını Allah katında göreceğinden bahsedilir.


Bismillahirrahmânirrahîm
 

 
1. Ey örtünüp bürünen (Peygamber)!
 
2,3. Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.
 
4. Yahut buna biraz ekle. Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.
 
5. Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahy edeceğiz.
 
6. Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur’an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.
 
7. Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.
 
8. Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O’na yönel.
 
9. O, doğunun da batının da Rabbidir. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. Öyle ise onu vekil edin.
 
10. Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.
 
11. Nimet içinde yüzen o yalanlayıcıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
 
12,13. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
 
14. Yerin ve dağların sarsılacağı ve dağların akıp giden kum yığını olacağı günü (kıyameti) hatırla.
 
15. (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.
 
16. Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.
 
17. Hal böyle iken inkar ederseniz, çocukları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek olan bir günden (kıyametten) nasıl korunursunuz?
 
18. O günle gök (bile) yarılır, Allah’ın vadi gerçekleşir.
 
19. Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

20. (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir
Logged
Şehadet

Özel Üye

*


Üye No : 471

Nerden :

Konu  : 875

Mesaj : 6523

Takdir : 661
Zirvede bir imtihan var.
Çevrimdışı
« Yanıtla #11: 23 Nisan 2007, 16:21:21 »

Allah razı olsun Gül
Logged
zemheri

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 9

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 335

Mesaj : 4665

Takdir : 508
Dua'mca..
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #12: 23 Nisan 2007, 16:35:11 »

cümlemizden inşaAllah kardeşim Gül
Logged
zemheri

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 9

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 335

Mesaj : 4665

Takdir : 508
Dua'mca..
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #13: 28 Nisan 2007, 11:41:42 »

devam ediyoruz:

dördüncü olarak,


MÜDDESSİR SÛRESİ

 
Mekke döneminde inmiştir. 56 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-Müddessir” kelimesinden almıştır. Müddessir, tıpkı bir önceki sûrenin adı olan müzzemmil gibi, örtünüp bürünen demektir. Sûrede başlıca, Hz. Peygamberin tebliğ ve davetle görevlendirilmesi, müşriklerin ona karşı çıkması ve onların cehennemle uyarılması konu edilmektedir.
 

Bismillahirrahmânirrahîm
 

 
1. Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)
 
2. Kalk da uyar.
 
3. Rabbini yücelt.
 
4. Nefsini arındır.1
 
5. Şirkten uzak dur.2
 
6. İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
 
7. Rabbinin rızasına ermek için sabret.
 
8,9. Sûr’a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
 
10. Kâfirler için hiç kolay değildir.
 
11. Beni, yarattığım kişiyle başbaşa bırak.
 
12,13. Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
 
14. Kendisine alabildiğine imkanlar sağladım.
 
15. Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar.3
 
16. Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır.
 
17. Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

18. Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
 
19. Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
 
20. Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
 
21. Sonra (Kur’an hakkında) derin derin düşündü.
 
22. Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
 
23,24. Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: “Bu ancak nakledilegelen bir sihirdir.”
 
25. “Bu, ancak insan sözüdür.”
 
26. Ben onu “Sekar”a (cehenneme) sokacağım.
 
27. Sekar’ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
 
28. Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
 
29. Derileri kavurur.
 
30. Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.
 
31. Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
 
32,33,34,35,36,37. Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
 
38. Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.
 
39. Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.4
 
40,41,42. Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?”
 
43. Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”
 
44. “Yoksula yedirmezdik.”
 
45. “Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.”
 
46. “Ceza gününü de yalanlıyorduk.”
 
47. “Nihayet ölüm bize gelip çattı.”

48. Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
 
49. Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?
 
50,51. Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
 
52. Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
 
53. Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
 
54. Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur’an) bir uyarıdır.
 
55. Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
 
56. Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
Logged
Misvak

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 2

Nerden : Sakarya

Konu  : 1163

Mesaj : 5004

Takdir : 656
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #14: 01 Aralık 2008, 15:02:13 »

FÂTİHA SÛRESİ

Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi olduğu için “başlangıç” anlamına “Fâtiha” adını almıştır. Sûrenin ayrıca, “Ümmü’l-Kitab” (Kitab’ın özü) “es-Seb’ul-Mesânî” (Tekrarlanan yedi âyet), “el-Esâs”, “el-Vâfiye”, “el-Kâfiye”, “el-Kenz”, “eş-Şifâ”, “eş-Şükr” ve “es-Salât" gibi başka adları da vardır.

Kuran’ın içerdiği esaslar öz olarak Fâtiha’da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye layık bir tek Allah’ın varlığı, onun hakimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak ona yapılıp ondan yardım isteneceği, bu sûrede özlü bir şekilde ifade edilir.

Fâtiha sûresi aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır.


Bismillahirrahmânirrahîm
   
Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur.
   
(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.


___________

Hamd:  Hamd, tüm varlıkları nimetlendiren sonsuz kudret sahibi Allah’ı yüceltme ifadesidir. Hamd eden insan, Allah’ın nimetlerine konu oluşu bakımından değil, Allah’ın tüm insanları nimetlendirici bir konumda oluşu açısından ona hamd eder. Bu itibarla belli bir nimet bir insana ulaşsa da ulaşmasa da, o insan Allah’a hamd eder. Allah’tan başka, mutlak anlamda nimet verecek hiçbir varlık bulunmadığı için, hamde layık tek varlık da Allah’tır.

Rab:  Rab, “Varlıkları yaratan, tüm ihtiyaçlarını karşılayarak onları kademe kademe geliştirip olgunluğa ulaştıran Allah” demektir.

Rahman: Rahmân, “Rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz merhametli” anlamlarında, sadece Allah için kullanılan sıfat-isimdir. Tam bir Türkçe karşılığı yoktur. Mü’min olsun, kafir olsun; iyi olsun kötü olsun, herkes “Rahmân”ın ifade ettiği rahmetin kapsamındadır. Varlıklar da bu rahmet ve merhametin eseri olarak var olmuşlar ve varlıklarını da yine bu sayede sürdürmektedirler.

Rahim: “Rahîm” kelimesi de, “Rahmân” gibi Allah Teâlâ’nın sıfatlarından biridir. Aynı şekilde, “rahmeti çok”, “çok merhametli”, “sonsuz merhametli” anlamlarını taşır. Ancak “Rahmân”, Allah Teâlâya has bir sıfat-isim iken, “Rahîm” insanlar için de kullanılabilir. Nitekim Tevbe sûresi 128.âyette bu sıfat Hz.Peygamber için de kullanılmıştır.
Logged
zemheri

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 9

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 335

Mesaj : 4665

Takdir : 508
Dua'mca..
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #15: 01 Aralık 2008, 17:40:13 »

Allah razı olsun  gul
Logged
zemheri

Forum Yöneticisi

*


Üye No : 9

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 335

Mesaj : 4665

Takdir : 508
Dua'mca..
WWW
Çevrimdışı
« Yanıtla #16: 30 Aralık 2008, 14:24:31 »

TEBBET SÛRESİ
 
Mekke döneminde inmiştir. 5 âyettir. “Tebbet”, kurusun, kahrolsun demektir
 

Bismillahirrahmânirrahîm
 
 
1. Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.
 
2. Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.
 
3. O, bir alevli ateşe girecektir,
 
4,5. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu halde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir).1
Logged
Şehadet

Özel Üye

*


Üye No : 471

Nerden :

Konu  : 875

Mesaj : 6523

Takdir : 661
Zirvede bir imtihan var.
Çevrimdışı
« Yanıtla #17: 19 Mart 2009, 19:59:54 »

İniş sırasına göre sure sure değil de,ayet ayet çok verimli olurdu.Ancak oda çok emek ister.Belki de tam olarak sırasıda bilinmiyordur.Konunun devamını bekleriz çiçek


Ayetlerin iniş sıralarına göre mealler var mı ki ?  Melek
Logged
Sayfa: 1 [2]  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  



 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Bir kac sure meali... Kuran-ı Kerim denizfiliz 0 140 Son Mesaj 04 Kasım 2006, 23:53:00
Gönderen: denizfiliz
Kuran-ı Kerim... Kuran-ı Kerim CANSUYU 9 400 Son Mesaj 26 Nisan 2007, 18:11:33
Gönderen: CANSUYU
Ömer Nasuhi Bilmen Kuran Meali E-Kitap Download Misvak 0 224 Son Mesaj 12 Haziran 2007, 20:16:20
Gönderen: Misvak
Kur'an-ı Kerim Mucizeleri Kuran-ı Kerim Gül_Gonca 8 326 Son Mesaj 18 Aralık 2009, 11:27:31
Gönderen: Gül_Gonca
Kur'an-ı Kerim Mucizeleri -2- Kuran-ı Kerim Gül_Gonca 1 103 Son Mesaj 28 Eylül 2007, 17:47:31
Gönderen: YaprakMisali
Kur'an-ı Kerim Mucizeleri -3- Kuran-ı Kerim Gül_Gonca 1 210 Son Mesaj 28 Eylül 2007, 17:48:33
Gönderen: YaprakMisali
Kur'an-ı Kerim ve Biz Kuran-ı Kerim -mavera- 2 187 Son Mesaj 15 Mart 2008, 21:40:00
Gönderen: -mavera-